İşletmenizi Tanıyor musunuz? Yönetim Başarınız nedir? Başarı Grafiğinizi Çıkardınız mı?

Ekonomi ve ticaret piyasaları dendiğinde akla çokları tarafından tek bir ekosistem ve onun bileşenleri gelir. Aslında söz konusu piyasalar kendi içinde liglere ayrılmış ve her bir işletme kendi ligi içinde rekabet mücadelesi vermektedir. Tepe liginde bulunan işletmeler tüm yönetişim ve teknoloji kurumsal alt yapılarını organize etmiş ve tamamen operasyonlarının kalitesine odaklanmış duruma gelmişlerdir. Bu ligde kalmanızı sağlayan ve sizi öne çıkaran şey yakaladığınız ve sürdürülebilir hale getirdiğiniz kalitenizdir. Kalitenizi sürdürebildiğiniz sürece bu ligde kalır ve ligin kar ve itibar potansiyelinden istifade edersiniz. Böylelikle örneğin, kalabalık kitlelere
ulaşabilir, cironuzu her dönem artırabilir, dış piyasalardan gelen taleplere cevap verebilir hale gelirsiniz. Bu seviyelerde tutunabilmek için asgari olarak hammadde ve malzeme tedarik zincirini yönetebilen, finansman ve otofinansman alt yapısını oluşturmuş, Ar-Ge çalışmalarını rutin hale getirmiş, İk ve personel havuzunu oluşturabilmiş olmanız gerekmektedir. Tüm bu olumlu durumun devamı için sağlıklı işleyen bir iç kontrol sistemini de unutmamak gerekir.

İşletmeniz müşteri bulmak ve ürünleri pazarlamakta zorlanmıyor ancak, hammadde
ve malzeme tedarikine yönelik süreçlerin sevk ve idaresinde, finansman kaynaklarının
bulunmasında, yönetilmesinde ve işletme yönetimine dair kritik zamanlarda alınması gereken kararlarda sıkıntılar yaşıyor ise ve siz işletmenizde ürün – hizmet kalitesinin geliştirilmesine dair bir başlık açamadan yukarıda sayılan aksaklıklar ile boğuşuyorsanız tepe ligin altında mücadele ediyorsunuz demektir. Bu seviyelerdeki işletmelerin genel sıkıntısı finansman ve yönetim modeli olarak ortaya çıkmaktadır. Finansal açıdan sıkıntı yaşayan işletmelerin mutlak surette durum analizi, yönetim başarısı analizi, mali analiz, faaliyet denetimi yapmaları ve iç kontrol sistemlerini gözden geçirmeleri gerekmektedir. Bahsettiğimiz analiz ve kontrollerin yapılmaması işletmelerin içinde bulundukları durumu görememelerine ve dolayısıyla başarısızlıklara neden olmaktadır. Türkiye’de faaliyet gösteren birçok Kobi ve Bobi kanaatimizce bu ligde mücadele etmektedir. Ama
birçoğu potansiyel olarak tepe lige yakın işletmelerdir. Diğer bir söylemle gücünün farkında olamayan ve atıl kapasitesi mevcut, maliyeti yüksek üretim ve finansman yükü altına girmiş bir seyir modunda ilerlemektedirler.

Bizler yönetim danışmanları ve analistler olarak, işletmelerde öncelikle mutlak surette
kaynak planlamasının yapılaması gerektiğini ve devam eden süreçlerde işletmenin planlanan programa ne seviyede uyup uymadığının takip edilmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Kaynak planlamasının yapılmış olması tek başıyla bile operasyonlarınıza ayıracağınız finansman payı, iş ve işçi istihdamı gibi birçok ana kaleminize dair doğru kararlar almanıza olanak sağlayacaktır. Plan ve programların ara dönemlerde analiz ve kontrol ediliyor olması ise, süreç tamamlanmadan varsa tespit edilen aksaklılara erken müdahale etmenize olanak sağlayacağından, güç kaybına uğramanızı engelleyecektir. Ve böylece yönetici olarak siz işletmenizin her kademesine hakim olacak ve hedeflere ulaşmanız daha kolay hale gelecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir